Tag Archives: 2011

Born on the Fourth of July

4 Jul

20 yaşından sonra senelerin nasıl geçtigini anlamayacaksın demişlerdi de inanmamıştım. Hele hele 25 inden sonra hızına yetişemeyeceksin diye abarttıklarında da, “hadi len” demiştim. Ama öyleymiş. İleride birgun çocugum olursa, ergenlik döneminde ona bulunacagım ilk tavsiyelerden biri de, hergunu dolu dolu yaşaması olacak.
Gerçekten, ne ara 2011′in ilk yarısını bitirdik ben anlamadım. Daha geçenlerde yeni yıla girmedik mi?

Geçen Ömer’in facebook sayfasında vardı şöyle birşey.

Hakkaten, kids whom I remember in their diapers, posting their photos on facebook. Universitede, el kadar bebe olan Lili’nin kuzenleri, facebook’ta fink atıyor. 6 aylıkken mi ne yan dairemize taşınan Figen Abla’nın kızı Öykü, bugun universite 1. sınıfı bitirdi. Üstelik tıp okuyor. Neredeyse 30 yaşındayım. Eskiden korkunç gelen o yaşa girmeme 2 ay kaldı. Zaman gerçekten akıp geçiyor. Hiç acıması yok. Hiç affı yok.

Şöyle bir dönüp baktıgımda, gerçekten güzel geçmiş bir 29 senem var elimde. İlk 3-5 seneyi çok net hatırlayamasam da, fotograflardan gördüğüm kadarıyla çok eglenmişim. Sürekli gezmişiz ailecek. Karavanımızla girmediğimiz koy, konaklamadıgımız kamp alanı kalmamış. Lazımlıgım, gazoz kapaklarım ve ben. Zaten 4 yaşıma kadar giyinik bir fotografım yok. Böyle takılmışım.

Bu kadar nostalji yeter…
Bu ay yine bir sürü şey oldu. Düğünümüze tam 2 ay kaldı. Bizce en önemli olan detayları hallettik. Balayımızı ayarladık. Çok heyecanlıyız. 7 gün sürecek çok farklı bir tatil olacak bizim için. Ayrıntı vermek istemiyorum, nazarınız falan deger, heh. Ama geçen Beliz‘in tweetlerinden birisinde dediği gibi, “bu yaz dilini konuşmadığım bir ülkenin sahilinde sarhoş olmak gibi bir planım var bakalım”

Balayına gidecegiz diye, yaz tatilimizi es geçecek değildik. Bütün sene biz de çalıştık, biz de yorulduk. Güzel bir tatili de hakettik. Geçen sene gittigimiz Marmaris Les Terasses de Selimiye ‘den çok memnun kalmıştık. Bu sene rotayı Bodrum’a çeviriyoruz. Orada da güzel bir butik otel bulduk. Mümkünse 6 gün herkesten, herşeyden uzak masmavi bir tatil geçirmek istiyoruz. Aranızda tatile gidemeyecek olanlar varsa, ne yapın ne edin bir kaçamak yapın derim.

Düğün fotograflarımız için bannerlar, photo proplar hazırlamaya devam ediyorum. Çok orjinal düğün fotograflarımız olacak! Bu işler vaktimin çogunu alıyor. Neyse ki, davetiye sayfasını kapadık. 2 farklı davetiyemiz var. Arkadaşlarımıza ve akrabalara ayrı olacak şekilde hazırladık. Invitations Designs bölümünde en kısa zamanda paylaşacagım.
Nikah şekerlerini de kendimiz hazırlayacagız. Aklımda bir kaç fikir var. Netleşmeleri için biraz araştırma yapmam gerekti. 500 adet nikah şekeri hazırlarken şekilden şekile girecegimin bilincindeyim. Ama herşey özel, tek ve benzersiz olsun istiyorum. Nikah şekerleri, bir D.I.Y. projesi kapsamında oldugundan Bricolage kategorisi altında, o süreci de paylaşmak istiyorum.

Gelinlik provalarım hala başlamadı. Ben ne kadar endişeliysem Yeliz Hanım o kadar rahat. Hatta ara ara beni unuttugunu düşünüyorum fakat istedigim gelinlik modelini düşününce çok da zorlanmayacagını tahmin ediyorum. O nedenle ölçümüzü verdik, sabırla bekliyoruz bakalım.
Saçım için düşündüğüm bir model aşağıdaki gibi.

Gayet derli toplu ve klas bir model oldugunu düşünüyorum. Duvagımı ve gelinlik modelimle de gayet uyumlu, nostaljik bir model. Hala Yusuf’a gitmedim. Ona agustos ayı içerisinde ugramayı planlıyorum.
Bu ayı pasaport uzatma, davetiye bastırma, nikah şekeri peşinde koşma gibi kıl işlere ayırdık.

Bu ay Tolga’yı evlendirdik. Evlenen evlenene. Gerçekten bilemiyorum ama insanların bu 30 yaşına yaklaşırken ya da bu yaş civarlarında sanırım paçaları tutuşuyor. Yalnız ölecegim kaygısından mıdır, herkes evlendi ben evde kaldım korkusundan mıdır, herkes bir evlilik planı peşinde.
Aşk evliliği yapan insan çok az etrafımda. Ya uzun süre beraberdir çiftler, e artık birbirlerine alışmışlardır evlenirler, ya “ben bundan daha iyisini” bulamam der içinden, evlenirler, “ya artık ben de evleneyim” der arayışa girer, bulur birini ve evlenirler. Ama aşk evliliği yapan çok az insan var. Bu azınlıktan oldugum için kendimi çok şanslı hissediyorum.

Cumartesi günü, kendisini pek sevmesem de Pakize Suda’nın bir yazısını okudum gazetede. Geçen haftanın olay çifti Ali Taran ve Ayşe Özyılmazer hakkında yazmıştı. Demiş ki,

Kesinlikle katılıyorum bu yazdıklarına. Evlilik konusunda daha önce de belirttigim üzere, hiç bir beklentim olmadı bu yaşıma kadar. 3-5 ay tanıdıgım insanlar evlilik fikrinden bahsettiğinde hayatımı degiştirmeye, gelinlik modeli begenmeye ve hayaller kurmaya başlamadım. Aksine evlilik fikri hep uzak olmuştur bana.

Kısaca demek istedigim, Tolga’da böyle evlendi. 4-5 ay önce tanışıp, aşık oldular ve şimdi balayındalar. Tabi Tolga’nın 2 hafta önce kanser tedavisi gören 20 senelik eşinden boşanmışlıgı yok. Evleniyorsanız aşık oldugunuz için evleniyorsunuzdur umarım…
Bunca koşuşturmanın arasında kıçımızı gezidrmekten de eksik kalmadık tabii. Trilye’ye gittik geçen pazar. Bursa çok garip bir şehir gerçekten. Hem deniz elinizin altında hem de yemyeşil bir dag. Şanslı illerden biri bence bu özelliğiyle. Trilye’ye yolunda tatil krizimiz bir kez daha vurdu! Aghhr deniz aghrr mavi…

Bütün bunlar olurken bloga yazı yazmak için fırsat yaratmak biraz zor oluyor. Eylül sonuna kadar böyle olacak sanırım. Ama ne diyor şarkıda şekerim,

Temmuz Ağustos Eylül her mevsimde durma gül!

Bisous!

 

Cheers to New Year!

21 Dec

Upuzun bir seneyi daha yedik bitirdik be blog.O mu bizi yedi biz mi onu, orası muamma tabi.Her yeni yıl yaklaştıgında ” Fotoğraflarla Sene Bilmem kaç” tadında bir flash back yaşatmaya çalışırım kendime ama ne mümkün.Misal hiç bi zaman ocak ayını hatırlamam.Keza, şubat da.(Şimdi düşündüm de ay hatırladım o zamanları,sürekli ders çalışıyordum ocak,şubat,mart oof).Mart sonu çilem sona ermişti.Nisanda çok sevdigim bir arkadaşımı kaybettim.Mayıs başlarında hayatımın erkeeğ kollarını açtı bana.Haziran,temmuz aşk sarhoşluğu ile geçmiş olacak ki,temmuza dair tek hatırladıgım super tatilimiz.Ağustos ayı da tatil dönüşü,iş başı sebebiyle çile doluydu.Eylül de doğumgünümü kutladık.28′imi bitirip 29′uma girmiş bulunmaktayım.Ekimde yeni evimize taşındık.Sezarımız melek oldu.Kasım ayında elektronik eşya ile teselli bulduk.Koskocaman bir televizyon,XBOX,telefon vs aldık ama bi bulaşık makinesi alamadık be blog…
Normalde valla hatırlamam hiç,bu sene biraz hareketli geçtiginden hep aklımda kalmış.

Ben de kendimi tutamayıp,çoğu insan evladı gibi yeni yılda uygulayacagım kararlar almaya hevesleniyorum.Bu her sene oluyor.Ulan diyorum, blog, bu sene daha sağlıklı beslenecegim,sigarayı zaten bırakacagım,alkol için bişey diyemem,diyorum.O senenin aralık ayına gelip de yeni yıl heyecanı tekrar bünyeye intikal ettiginde aklıma geliyor taaa 1 sene önce kendime verdiğim sözler.
Son günlerde, yeni yılın gazıyla yalnız kaldıgım zamanlarda yine bu tip cümleler kurmaya başladım.Misal,bu sene de geçtigimiz 5 senede oldugu gibi cildime daha özen gösterecegim(Buradan yetkili mercilere sesleniyorum,hayalini kurudugum temizleme jeli ve nemlendirici krem alınırsa her allahın günü bakım yapabilirim ve de 50′me dayandıgımda hala cillop gibi bir cildim olabilir).Saçlarıma da düzenli bakım yaptıracagım.Kremleri,losyonları alıp alıp bir kenara atmayacagım,dibini görmeyen…Aman daha çok tiyatroya gidecegim,falaaan filaaaan…

Bu sene böyle kararlar almak,alıp da uygulamamak istemiyorum.Çok da sallamıyorum aslında ama üzerinden 1 sene geçince “eeaa geçen sene de bişeyler bişeyler demiştin,ne iş” diye sorunca kendi kendine insan, bir kendimi bir adam edemedim,diye düşünmeden edemiyor.
Son dönemde biraz yogun ve depresif günler geçirdiğimiz için zaten sevdicegimle bu sene şunu yapalım, bu sene bunu da yapalım, bu kış şuraya da gidelim gibi isteklerimiz var zaten.Kendimizi daha sık gece hayatına bırakmaya karar verdik.Bu yazdan itibaren,her yaz bir ülke ziyaret etmeye çalışacagız.Hayallerimiz arasında bir cruise seyahati de var ama o artık 2011 mi olur 2021 mi olur,kısmet.

Kariyerlerimiz için de güzel kararlar verdiğimizi düşünüyorum, her ne kadar 2011 senesinde de aynı şehirde yaşayacak olsak da…

Ben kendi adıma dikiş öğrenmeye karar verdim.Project Runway izleye izleye gaza gelip,kendime çizim aşamasında elbiseler tasarlamaya başladım.Neden onları hayata geçirmeyeyimdi ki blog?
Ama sanırım dike dike anca yastık kılıfı falan dikeceğim.Arkadaşlarıma daha çok vakit ayıracagım.Bu kararımı uygulayacagim zira buna ihtiyacım da var.Bu kış belimi açıkta bırakmayacagım.En önemli kararım bu sanırım.Ayaklarımı üşütmeyecek,belimi de açmayacagım.Yine son zamanlardaki olumsuzluklar yüzünden okumaya vakit ayıramıyordum.Her ay en az bir kitap bitirmeye çalışacagım.Bitiremezsem ayıp bana.

Bu yaz festivalleri,konserleri yakından takip etme kararı da aldık.Geçen yaz sadece Faithless konserine gidebilmiştim.Bu yaz haftasonuna denk gelen,kulagımızın pasını silecek her türlü konsere gitmeyi kafaya koyduk.Müzikten uzak durmak insana yaramıyor.Dövme konusunda bu sene de şüphelerim var.Bir türlü cesaretimi toplayıp da uzun zamandır(yaklaşık 10 sene falan oluyor bu süre) istedigim dövmeyi yaptıramadım.Belki 2011 diyorum.

Yeni yılın ilk yarısı baya hareketli geçecek kısmetse.Hayırlı işler peşinde koşacagız biraz.Gelinliğim için model bakmaya başladım bile kihkihkih.(Yes,he proposed! Yes he did!)

Yılbaşı gecesi planlarımız hala muallakta.Önce evde,çeşit çeşit kanepeler , patates püreli somon ve moskado dömisek ile geçirelim dedik fakat çeşitli programlar yapan arkdaşlar sanırım kanımıza giriyor.

Diliyorum ki herkes için sağlıklı,mutluluk ve güzel sürprizler dolu bir yıl olur.

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 58 other followers