Old is the New Black!

Hepinize,boş boş işlerle ugraşmaktansa,gidip biraz psikoloji,biraz felsefe araştırmanızı salık verdim gitti.(Artık yaşlı bir insanım,4 gün öncesi itibariyle 27 yaşımı bitirdim.Ben de bu tarz öğütler verebilirim.)Hem böylece belki insan ilişkilerini anlayabilirsiniz.Başarısı sonradan gelir,kim bilir.
Koskoca bir dogumgunu yedik bitirdik.Güzel bir surpriz partiye ev sahipliği yaptıgı için sevgili Orkun’a,birbirinden leziz kanepeler için Burçak ve Burcu’ya,konsepte tamamıyle sadık kaldıkları için Ömer ve Elif’e ve upuzun siyah saçların çok yakıştıgı bir tanecik ablama çok ama çook tesekkur ediyorum,bir kez daha.
Dogumgunu konseptimiz 70’lerdi.Cumartesi(yani son dakikada) yapılan hazırlıklar iki ayagımızı bir papuca soksa da hakkını verdik diye düşünüyorum.Peruklarımız,takma kirpiklerimiz,çakma benlerimiz,dantel çoraplarımız ve eldivenlerimiz,beyefendilerin bıyıkları,gözlükleri ile gerçekten 70’lerin hakkını verdigimizi düşünüyorum…Çekimler için yapılan hazırlık da pek göz doldurucuydu.Fotografları hala göremedim ama en kısa zamanda ele geçirecegim.

Bu koşuşturmanın dışında,hayatımda farklı olarak ,mektup yazmaya geri döndüm.Kolombiya’lı sınıf arkadaşım Ana ile mektuplaşmaya karar verdik.Ayrıca universite yıllarında mektuplaştıgım sarıpipim Müge ile ki hala mektuplar VE UZERİNE ÇİZİLMİŞ TAVŞANLAR! en güzel kutumda saklı halde durmakta :) Bir gun çocuklarım olursa onların bu güzel ve rahatlatıcı alışkanlıgı edinmesini çok istiyorum.Sakladıgım mektupları göstererek onlara ilham vermeyi umuyorum.

Aslında benim için çoook büyük bir farklılık daha oldu bu haftasonu.BEN HAFTASONU BALIK YEDİM.Kaç sene aradan sonra bilmiyorum ama bir hafta önce sevgili babam ve doktorum ile yaptıgımız konversasyon sonrasında Sertab Erener tribine girerek balık yedim.Yani artık bir vejetaryen değilim.Devamı gelecek mi bu balık mevzusunun bilmiyorum ama en azından bu tören bir kez daha gerçekleşecek biliyorum zira sevgili babacıgım yerken yanımda olmadıgından,inanmakta biraz zorlanıyor.Gözü ile görmesi gerek.Kırmızı et? Tavuk? yok ben almayayım…

Mevsim geçişinden midir nedir üzerimde bir uyuzluk var.Sabahları çok ama çok zor uyanır oldum.İşe giderken kitap okuyamıyorum,akşam ise 3 sayfadan sonrasını okuyup anlayabilmek imkansız oluyor.İş yerinde ögle yemeğinden sonra kahve içmezsem o gun benden hayır yok.Eve geldiğimde artık bir gunumu çamaşıra bir gunumu mutfaga ayırır oldum.İki işi bir gecede halledemiyorum.Pek tadım tuzum yok bu aralar.Uçucu,geçici olmasını umut ediyorum…En kısa zamanda…

Bayram geliyor.Yani bayram tatili.Havanın güzel olmasını diliyorum.Yagmur falan yagmasın zira ülkemizde yagmur yagınca dereler taşıp intikam alıyor,seller oluyor,masum insanlar canlarından oluyorlar.

Patrick Swayze vefat etti bugun.Bu kanser hepimizin sonu sanki.Allah korusun yine de.Şimdi çamaşır asmam lazım.Ballı süte sardım bu aralar.Yatmadan önce koca bir bardak içiyorum.Yeni bir kitaba da başladım.Land of Laugh “Kafamı dağıtsın,fazla düşündürmesin” tadında filmler,kitaplar tercih ediyorum bu ara.True Blood izlemek zorundayım,Onur’a yetişmem lazım.Çamaşır astıktan sonra kısmetse season 2 episode 7.6. bölüm çok pis bitti.Hala The Countessi izleyemedim.The Final Destination var bir de.Onu ablam ile izlemem lazım.Geleneği bozmamalıyız.Ay bilmiyorum yapacak çok şey var ama yapmaya vakit yok gibi.Ama sadece gibi.28 yaş bozdu beni.

Hadi ben çamaşır.
Editörün notu: Çok pis günlük kıvamında yazarım!

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s