“Books,like friends,should be few and well chosen”

Okudugum kitaplarda karakterlerin ve konunun içine iyice girdikten sonra hemen “bu kitap bir senaryo olsa,film olsa” diye bir çogunuz gibi düşüncelere kapılıyorum.Şu an Jonathan Carroll ‘ın The Land of Laughs‘ını okuyorum.Gerizekalı gibi konu ve karakterler hakkında vikvik edip spoil etmeyeceğim tabii ki.Ama kitap harika!Neden daha önce okumamışım,malım ben diye kendi kendime söylenmeme neden olan kitaplardan biri ve doğal olarak hemen film versiyonunu düşünmeye başladım.Okurken,Thomas’ı kesinlikle Sam Rockwell oynamalı diye düşünmüştüm.Biraz kart kaçabilir ama bu karaktere kesinlikle uyacagını düşünüyorum.Saxony ise fiziksel tasvirlere pek uymasa da (bahsettiğim insanların dogum tarihlerine bakıyorum da şu an OHA! Kitapta gayet orta yaş yollarında olan insanlar fakat ben nedense gayet ORTA YAŞLI insanları seçmişim…) Holly hunter oynasın istedim.Pek de sevmem bu kadını.Anna France kesinlikle Selma Blair tarafından oynanmalı.Hoş kitapta göğüslerinin iriliğinden bahsediliyor artık scotch brite kıvamında sütyenler falan mı takar ne yapar bilemeyecegim belki de kendisi silikon yaptırmayı düşünüyordur,kim bilir? Philip Seymour Hoffman ise Marshall France olmalı,başka hiç kimse bu rol için düşünülemez bile! Kathryn Joosten ise Miss Fletcher olarak karşım(ız)a çıkmalı…diye gider bu…
Her kitap da bunu yapıyorum,hepimiz yapıyoruz.Fakat seneler önce okudugum bir kitap vardı.O da gerçekten beni etkileyen,bu kitap film falan olmasın hatta bunu kimse bilmesin dediğim kitaplardan.Türkçeye Sevdiklerimin Kelleleri olarak çevrilmiş.Bu kitapta kafamda hiç bir karakteri bir görüntüyle eşleştirememiştim.Yani evet betimlemelere göre kadın karakter kadın,erkek erkek,çocuk çocuk…fakat hiç bir ayrıntı oluşturamamıştım,neden bilmiyorum.Belki de Maeve Binchy kitaplarında oldugu gibi göz çevresindeki kaz ayagı kırışıkların cm bilgisine kadar detay vermediğinden olabilir.Tek diyebileceğim okunması gereken kitaplardan biri oldugu.
1 sene boyunca Albert Camus’nun tiyatro oyunlarını analiz ettikten sonra yormayan okunması rahat kitapları tercih etmem sanırım normal.Le Malentendu’yü düşündükçe hala içimi karartır….
Bir gun aynı kitapları okuyan biriyle şu karakter meselesini tartışmak istiyorum.Evet.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s