One kiss from you and I’m drunk up on your potion…

Bu yaz henuz 3 düğüne gittim.4 tanesine daha davetliyim.İş yerinde masamın üzeri davetiye doldu,çeşit çeşit…Allahtan evlenenler öyle can ciger yakın arkadaşlarım arasında değil de sadece düğüne gidip yiyip içip hopluyoruz.Şahsen kız almaydı,bilmem neydi zarttı zurttu abuk sabuk uygulanan adetlere dahil olmak istemiyorum.E yakın çevremden de şu ana kadar bir arkadaşım evlendi.Diğerlerinin,ablam da dahil,daha bir bok yiyecekleri yok gibi duruyor.Tabi bu işler belli olmaz,kısmet işi derler ya… ” Iyy ben evlenmem ıyy ben yapamam,aa evlilik mi aslaaaağğ ” diye kendilerince özgürlüğe düşkünlüklerini bilinçaltlarına GÜYA işlemiş hanım kızlarımız aslında nedense hep en çok evlenmek isteyen,en çok gelinlik hayali kuran yalnızlıktan nefes alamayan ve NEDENSE hep en önce evlenen yengelerimiz oluyor.

Ben de yıllarca evliliğe sıcak bakamayan bir insan olmuşumdur.Hele hele çocuk fikri o kadar korkunç geliyordu ki…Sanki bir gün evlenirsem,bütün dünyanın güzelliklerine,en çılgın partilerine,en yakışıklı adamlarına,en eglenceli gecelerine sırtımı dönecekmişim,hepsini kaçıracakmışım gibi geliyor.Üzerine bir de kucagıma verilen bir çocuk kendimi diri diri topraga koymakla aynı anlamdaydı benim için.Di’li geçmiş zaman kullanıyorum çünkü artık öyle değil.İnsanlar değişmiyor olabilir ama fikirler değişiyor.Evet,gelinliğim şöyle olsun böyle olsun,düğünde şunlar bunlar olsun,kızım olursa adı bu olsun diye dile geliyorum konusu açıldıgında,işi gücü bırakıp bunların hayalini kurmasam da…Bilmiyorum belki yaş ile alakalı,belki çevremdeki çogu insanın bu yola giriyor olmasıyla alakalı ama biriyle hayatımı birleştirme fikri o kadar da korkunç gelmiyor artık, hele gerçekten aşık oldugum biri ile..Bazen de ne gereği var ki diyorum zaten sevgilisin,oturur beraber yaşarsın aynı şeye hizmet etmiyor mu yani? Hem aileler işin içine girmemiş oluyor,bir ihtimal,zoraki olacak ilişkiler yok…En temizi işte.E Fransa’da falan da yaşamadıgımızı düşünürsek belki bir gün çocuk fikrine sıcak bakılırsa o zaman bir imza atılabilir.

Dediğim gibi bir aşk evliliği,bir aşk çocugu yapacaksam şu yaşıma kadar tükürdüğüm herşeyi hüüp diye içime çekmeye hazırım.Hayatımı tek başıma geçirecek kadar zavallı bir insan olmadığımı biliyorum.Kimseye yer açamayacak kadar bencil olmadıgımı da.Aşık olup birini gerçekten sevebildigimi de…Ha o insan karşıma çıkmaz o zaman yapacak birşey yok tabii.Kaderimize razı olup yemeye,içmeye,gezmeye devam ederiz.Ama sanırım ben şanslı bayanlardanım kehkehkeh..Tıpkı bana benzeyen güzellleeeer güzeli bir kız çocugunu da çatır çutur doguracagımı biliyorum.Bu dünyada çocuk sahibi olmaktan hele hele onu içinde büyütmekten daha güzel bir duygu olmasa gerek.Bu konuda Lost in Translation ‘da geçen bir diyalog vardı,yıllarca aklımdan çıkmamıştır…Artık gerçekten Bay Murray’e hak veriyorum.

Bob: It gets a whole lot more complicated when you have kids.
Charlotte: It’s scary.
Bob: The most terrifying day of your life is the day the first one is born.
Charlotte: Nobody ever tells you that.
Bob: Your life, as you know it… is gone. Never to return. But they learn how to walk, and they learn how to talk… and you want to be with them. And they turn out to be the most delightful people you will ever meet in your life.
Charlotte: That’s nice.

Böyle bir yazı yazmamın sebebi sanırım dün gece gördüğüm rüya.Aslında öncesi var,dün karşı apartmanımızdan gelin çıktı.(lafa gel,” gelin çıkması “) Yani işte,gelin almaya geldiler,davullar zurnalar,halaylar,131481 adet akraba,tanıdık…Biz de sigaramızı yakıp izledik tabi,kaçırır mıyız?Bu adetleri pek bilmedigimden,” şimdi ne oluyorrr?”,” e peki şimdi ne olacak? ” diye sorular sordugumda aldıgım cevaplar %80 para ile alakalıydı.Herkes para istiyor böyle bir durumda,gelin evden çıkmıyor,para veriyorsun,çıkıyor.Kızın arkadaşları kapıyı açmıyor,kıza para veriyorsun kapı açılıyor,çocuklar arabaların önünü kesiyor,araba ilerleyemiyor,para veriyorsun yol açılıyor..Money talks yani..Kına gecesinde de gelin ellerini açmazmış kına yakılması için,taa ki kayınvalide geline para ya da altın verene kadar…Çok garip adetlerimiz var sahiden…Bütün bunlardan sonra,rüyamda E-bay’den bir gelinlik almış oldugumu gördüm.Kargo geliyor,heyecanla açıyorum,şok şok şok!!! Gelinliğimin bedeni yanlış,küçük beden göndermişler! ” BU BANA OLMAZ BEEEEEE NEREMİ SOKUCAK BEN BUNAAA ” diye mızmızlanırken giyiyorum gelinliği…Gelinlik namına bir halt yok bildiğin balerinlerin giydiği tütülerden almışım…kıçım başım meydan da.” Yok ben bunu hayatta giyemem” diyorum.” Bunu geri postalasam büyük bedenini istesem de yetişmez” diyorum,üzülüyorum.

Sonra uyanıyorum,yatagın bir ucuna gitmişim,ayrı yattıgımız,ona dokunamadan kim bilir ne kadar zaman geçti diye aklımdan geçiriyorum,asıl o zaman üzülüyorum.Hemen kayıveriyorum yatakta ona dogru.Sarılıyorum,enseden bir öpüyorum…Mis gibi kokuyor.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s