EVLİLİĞE GİRİŞ-III

Aslında bugun buraya kırışıklık kremleri ile ilgili bir yazı yazacaktım. Çok iyi bir araştırma yaptım ve siz okuyucularımla paylaşmak istedim. Malum yaş neredeyse 30 oldu falan. Ama öncesinde baktıgım bir kaç site ve okuduklarım fikrimi degiştirdi.

Düğünümüze 4 ay kaldı. En bilge arkadaşım Internet’e göre, dügüne 4 ay kala yapılması gerekenler şöyle;
Damatlık bakmaya başla
Gelinliğin ilk provasına git
Fotoğrafçı, organizatör, pastacı, çiçekçi ve kuaförünle görüşmeler ayarla, siparişlerini ver
Şehir dışından gelecek misafirler için otel opsiyonlarını değerlendir
Davetiyelerin ilk örneklerini bastır, kontrol et
Yüzük alışverişine çık
Düğün davetiyelerini postala

Bunları okuyunca gözlerim yuvalarından fırlayacak gibi oldu zira bu maddelerden hiç birisini aksiyona dökmüş değiliz. Hani damatlıgı geçiyorum da gelinlik provasına gitmek nedir ya?
“4 ayda neler olur neler biter, kaç kilolar alınır kaç kilolar verilir, Kate Middleton’mıyız da Royal Wedding için 4 ay önceden dikmeye başlıyorsunuz” diye söylenmeden edemedim. Sonra, tabii ki Karsan Bilirkişi Heyeti’ne danışmam gerektigine karar verdim. Hanımlar, internetteki dataları tam olarak onaylamasalar da, en azından gelinlik modelinin ve nerede dikileceginin belirlenmesi vaktinin geldiğinde hemfikirlerdi. Gelinlik denemelerimde dikkat etmem gerekenlerle ilgili, işime yarayacak bir kaç tüyo da verdiler. Bunlardan en önemlisi DİKİŞ.

Gelinliğin dikişleri Mango dikişi gibi olmayacakmış. Yoksa dügün günümüzde, dar gelebilir, ya da bollaşabilir ve canımızı sıkabilirmiş çünkü o gece sürekli dans edecegiz ya.. O bakımdan. Bu nedenle gelinliğin içine dışına her türlü dikişine dikkat edecekmişim denerken.

İkinci bir önemli konu da, her türlü modeli üzerimde denememmiş. “Aman ben böyle bişey istemiyorum zaten” deyip denememezlik etmemeliymişim. İstedigim modelin üzerimde korkunç durma ihtimali olabilirmiş. İnternette gördügüm her model bana yakışacak diye birşey yokmuş (ki bu konuda hak veriyorum, gelinlik giyen model kızlarımız 43 kg ve 1.85 boylarında olduklarından çuval giyse güzel duracak derecede) O yuzden ben de, kafamda istedigim bir model olmasına ragmen, önüme ne gelirse deneyecegim.

Diger bir konu ise, TERZİ. Gelinliği denediğimde, gelinligi dikecek kişinin beni yönlendirmesi, eger gelinliğin begenmedigim ya da degişmesini istedigim bir yeri varsa, üzerimde bir kaç oynamayla yorumlar yaparak bana göstermesi önemliymiş. Çünkü Powerpoint’ten sunum yaparak gelinlik modeli gösteren modaevleri mevcutmuş, e hadi deneyeyim dediğinizde de “Bizim elimizde sadece bu iki model var” gibi cevaplar alıyormuşsunuz.

Gelinlikte maliyetli olan, kumaş üzerine yapılan incik boncuk işlermiş. E tabii hepsinin elde yapıldıgını düşününce ben olsam ben de sokarım kol gibi. Tabii böyle işli taşlı hazır kumaşlar da varmış. Bu kısımlar beni pek ilgilendirmiyor zira öyle incikli boncuklu şeylerle pek işim olmayacak diye düşünüyorum. Büyük konuşmak istemiyorum ama üzerimde fevkaledenin de fevkinde durmadıgı sürece bu tarz bir gelinlik tercih edecegimi sanmıyorum. Diger bir maliyette TÜL-DANTEL mevzularından kaynaklıymış. Yok Fransız danteli, yerli dantel, yok işlemeli dantel yok boklu dantel falan. Gelinliğinizin fiyatını 10 saniyede ikiye katlayabilecek şeylermiş. Tabii şık ve zengin durmasının da bir bedeli olmalı. Bu konuda benim bir fikrim yok. Fiyat konusunda abartı olmadıgı sürece, gözüme hoş gözükeni ve begendigimi almak isterim. Ne de olsa bu işler bir kere oluyor, insan sadece bir kere ilk kez evleniyor ama aynı zamanda herkesin bir bütçesi de var.

Gelinlik provalarına giderken, ( yani gelinliğin modeline ve dikecek kişiye karar verildiğinde, dikim aşamasındaki provalarda) gelinliğin içerisine giyecegimiz iç çamaşırını da götürmeli ve provaları o üzerimizdeyken yapmalıymışız. Sonradan, wonderwomanlı donumuzu ve mavi sütyenimizi çıkartıp, o güne özel çamaşırlarımızı giydiğimizde surpriz yaşamak istemezmişiz. Şu aşama beni pek ilgilendirmese de ilgilendiren kısım, ayakkabılarımı götürecek olmam.
Ayakkabılarımı aldım, evet. Hem de kaç ay önceden! O ayakkabılara ulaşmak için herşeyi göze almıştım. Elime geçtiklerinde ve ayagıma geçirdiğimde yanılmadıgımı anladım. Ablam, annem ve sevgilimden başka kimse görmedi papuçlarımı. Surpriz olsun istiyorum. Düğün fotograflarımızda görürsünüz artık. Tek diyebileceğim, evlenirken giyilebilecek en dogru ve en harika ayakkabıyı seçtim. :)

Damatlık konusunda da pek endişem yok. Sevgilimin hiç yok sağolsun. Kigılı’da falan şık ve güzel şeyler bulacagımızdan eminim. Ya da Damat’tan. Onun damatlıgı için istedigim iki şey, siyah olmaması ve kesinlikle papyon takması. Bu konularda anlaştık gibi ama fikrini değiştirirse, susup otururum aşağıya. Ne de olsa bu da onun hayatında bir ilk ve nasıl istiyorsa öyle gözükmeli.

Fotografçı konusunda, dügünü yapacagımız yerin anlaşmalı oldugu, dügün gününde davetlilerle fotograflarımızı çekecek ve bir de video kayıt yapacak bir yer var. Henuz gidip konuşmadık. Studyoda çekilmiş, hıyar hıyar fotograflar istemiyoruz kesinlikle. Onun yerine açık havada çekilecek, degişik ve orjinal fotografların peşindeyiz. Boşuna fotografçı kanka yapmadık. Malzeme tedarigi bizden, fotograflar onlardan artık. Aklımızda bir kaç güzel fikir var. Fakat daha zaman oldugundan bu konu ajandamın ileriki sayfalarında.

Pasta konusunda da, düğün mekanı kaliteli bir pastane ile anlaşmalı. Pasta denemesine 1 ay kala falan gitmemizin uygun olacagını söylemişti düğün yeri sahibi. O nedenle de bir acelemiz yok. Kuaför konusu zaten, Yusuf sağolsun, baştan halloldu. Sadece İstanbul’a gittiğimde ona ugrayıp bir iki saç provası yapmamız gerekecek. Çok eglenceli olacagından da eminim.

Çiçek konusu ise bilindigi üzere daha çok yurtdışında revaçta olan bir oluşum. Biz de aman da sıklemenler olsun dügünümde, leylar koksun gibi şeyler yok. Ama dügününüz için bir konsept var mı diye sorulursa da EVET VAR :) Daha doğrusu konsepti ben belirledim, sevgilim ne istersem yapabilecegimi söyledi. Tabii ki rengarenk bir ortam olacak. Bunun için yarın siparişlerimin bir kısmını verecegim. Tabii ki Etsy’den. Diger bir kısmını da, bu hazırlıklarım biter bitmez sipariş edecegim. Düğünümüzde handmade detaylar çok olacak anlaşılacagı üzere.

Şehir dışından gelecek misafirler, geldikleri gibi evlerine dönmesini bilmeliler bence. Bir kaç arkadaşım hariç, ki akrabalarla falan zaten ilgilenmiyorum, kimin ne yapacagını bilemiyorum. Dügün günü yaklaştıgında, gerekli ayarlamalar yapılacaktır. Bu konuyu anneme ve Nilgün’e paslayacagım nıhahaha!

DAVETIYELERIMIZ!

Davetiyelerimiz için çalışmaya başladım. Şöyle ki davetiyelerimizi ben tasarlayacagım! Şu yaşıma kadar hep derdim ki bir gun evlenirsem, dümdüz bir kağıda kim evleniyor, nerede ve ne zaman evleniyor bilgilerini yazıp veririm, hiiiç işim olmaz. Ama başınıza gelince öyle olmuyormuş. Yani en azından ben pek özeniyorum. Durup düşününce şu zamana kadar elime simlisinden, güllüsüne, 2 boyutlusundan, 3 boyutlususa, kırosundan, çoluk çocuk işi olanına kadar bir sürü davetiye geçti. Ve sadece bir tanesinde diyebildim ki “Aha da olmuş, gelini/damadı yansıtmış” ya da ” işte tam x’in yapacagı bir davetiye bu”. O da Burcu’nun davetiyesiydi.

Ben çok çocukça bulsam da dediğim gibi aha işte Burcu yine haltlar yemiş ama olmuş dediğim tek davetiye budur. Davetiye bence kişisel olmalı. Özel olmalı. Matbaaya gidip davetiye seçen insanları, ilk dansı için şarkı arayan ve çok şaşırdıgım çiftlere benzetiyorum. Ulan hiç mi özel bir anınız, romantik bir dakikanız olmadı da o anı bir şarkıyla bagdaştıramadınız? Ya da siz sevgilinize hiç mi şarkı söylemezsiniz? İnsan aşık olunca, kulaklıktan gelen şarkının o güzel kısımlarını bile, sevgiliniz yanıbaşınızda otursa dahi mesaj olarak bile atabiliyor. Davetiye bakmak da böyle bence, ikinizin de sevdigi ortak hiç bişey yok da bunu 15X10 kagıda dökemiyorsunuz?

İşte bu durumda ben devreye girdim ve leziz yeteneklerimle, sevgilimin de benim de begenecegi bir davetiye tasarlamaya karar verdim. Bilen bilir, hayvanlara aşığım. Köpeklere duble aşıgım. Bu nedenle bir davetiyede beni yansıtabilecek en iyi şey bir hayvanın olmasıydı. Fakat bir köpek koymak insanları 5. dogumgunume çagırmak gibi olacagından başka bir hayvanda karar kıldık. Burada pek detay vermek istemiyorum. Arkadaşlarıma da surpriz olmasını istiyorum davetiyelerimizin. Tabii ki davetiyemiz pembe agırlıklı ama sevgilimin korktugu kadar GAY degil. Taslagını hazırlamam, Shutterstock sağolsun 10 dakikamı falan aldı. Bu tarz tasarımlar için danışılabilecek en iyi yerler bu tarz siteler arkadaşlar, tavsiye ediyorum. Biraz tuzlu oluyor ama degecegine inanıyorum. Zaten geriye düşündügüm şeyleri birleştirmek ve yazacagımız yazı kaldı.

Yüzük alışverişi falan zaten yapmış oldugumuz şeyler. Her iki yüzügümü de seve seve takıyorum. Alyansımızı degiştirmeyecegiz. Çok memnunuz ve kolay uyum sagladık. Tek taş ise sevgilimin bana en güzel hediyelerinden biri. Gerek kesimi kerek parlaklıgı ve büyüklüğüyle göz dolduruyor allah seni inandırsın.

Böyleyken böyle. Bu kısaca bu haftasonu davetiyemizi bitirip, basılmaya hazır hale getirmeyi ve gelinlik modelimi kesinleştirmeyi planlıyorum. Ha bir de hayatımda ilk kez kuru patlıcan dolması yapacagım.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

w

Connecting to %s