MAY the spring be full of victory!

Yeni bir ay çoktan başladı. Her ne kadar güneş yüzünü tam gösteremese de bu haftasonu biraz da olsa saklandıgı yerden çıktı!

Geçen hafta nikah için işlemlerimizi tamamladık ve rahatladık. Artık tatlı koşuşturmalar başlayacak gibi :)

Yine geçen hafta, WordPress’e baglı olan blogumu yine WordPress bünyesinde bir domaine taşıdım. Mapping işlenlerini de gerçekleştirdikten sonra, artık sizlere
http://www.boredomisfun.com adresinden ulaşacagım cicims. Bu web tasarım işleri için baya bir mesai harcamak gerekiyor. Bunu nasıl yapacagım bilmiyorum. Zira takvime baktıgımda Haziran’ın 3. haftasonuna kadar neredeyse her haftasonumuz dolu.

Geçtigimiz haftasonunu Anneler Günü nedeniyle ailelerimize ayırdık. Cicili bicili hediyelerimizi alıp, yollara düştük. Ben cumartesiden annemlere gittim, pazar günü de sevgilim kahvaltıya geldi. Nenayı ziyaret ettik, Nilgün’ler de geldi, bir karambol bir volume…Çok yüksek sesli bir sülalemiz var. Akşamına, Ayşe Annelere yemege gittik. orada da yemekti, kahveydi, muhabbetti derken haftasonu zart diye bitti. Fatura bugune yorgunluk ve uyku olarak kesilse de çok güzel bir haftasonuydu. Annecikler, anneler gününüz tekrar kutlu olsun

Ayın 21’inde ilkokul arkadaşımın düğünü var İzmit’te. Ona davetliyiz. Bu nedenle 19 Mayıs’ta bir yerlere mi kaçsak planlarımız patladı. Kaş için aldıgımız tatil paketini iyi ki iptal etmişiz. 19 Mayıs günü çalışma ihtimalimiz bile var üstelik. Sonraki haftasonu Ömer’in dogumgunu. Henuz bir plan program yok benim bildiğim ama en kısa zamanda konuşulması gerek. Şenay’ın dogumgununden beri hiç alkol almadım, artık vakti geldi.

Atmosferin alt katmanlarında meydana gelen hava olayları her ne kadar herkesin canını sıksa da pek moral bozmamaya çalışıyoruz. Yaz boyunca yapmak istedigim bir sürü şey var. Hala bisiklete binebilmiş değiliz. Helikopter uçuramadık. Piknik işi sanırım haziran ayına kaldı bile. Bu ay içerisinde mükemmel cupcake’i yapmak istiyordum. Bunun için önümüzdeki hafta müsait gibi. Hazırlıklarıma şimdiden başlamam lazım. Hayatımda ilk kez yapacagım cupcake’in bütün aşamalarını burada paylaşacagım, meraklılara duyurulur.

Vaktimin çoğu (işten arta kalan zamandan bahsediyorum) hala dügünümüz için hazırlık yapmakla geçiyor. Masa düzeni konusunda hala gel-gitler yaşıyorum. Düğünümüzün teması, eh elimizden geldiği kadarıyla, 50’ler olacak fakat masa düzenini bir karnaval havasında düşünüyorum, renkli popcornlar ve macaronlar arasında gidip geliyorum. Düğün alanı rengarenk olsun istiyorum, renkli ponponlar, pamuk şekerler, balonlar, her renkten şekerler…Etsy’den ilk siparişimi hazırladım ve verdim. Dügün günü gelene kadar elimden kurtulmayı başarırlarsa masa süslerimin büyük bir kısmı elime geçmiş olacak! Bu süreçte, herşeyi buraya post etmezsem, düğün sonunda, bütün hikayemizi anlatabileceğim, güzel bir wedding post hazırlamayı düşünüyorum. Bu süreçte olan bitenden ziyade, yaptıgımız şeyler, nişan fotograflarımız, düğün fotograflarımız, dostlarımız, sevdiklerimiz,… Güzel bir hatıra olacagını düşünüyorum. Ayrıca düğün albumumuz için de materyal biriktirme hazırlıklarına başladım.

Hal böyle olunca tasarladıgım davetiyeler karnaval tadında olmalı diye düşünüyorum son günlerde. Bir kaç örnek yaptım kendimize, henuz görücüye çıkmadılar. Fakat elimi çabuk tutmam gerektigini biliyorum. Bu hafta bu davetiye işini nihayetlendirmem gerekecek, haftalık hedeflerimden birisi bu.


Bu ayın en güzel gelişmelerinden birisi de gelinliğimi tasarlayacak ve dikecek o harika kadını bulmuş olmam. İtiraf ediyorum, Bursa’da pek bu işi başarabileceğimi sanmıyordum. Keza, tavsiye üzerine ilk gittiğim (adını vermek istemediğim) ana-kız çalışan iki gerizekalı gerçekten bütün hevesimi kırmıştı. Kafamda olan gelinlik modeline o kadar uzaklardı ki.. Kendilerine mağazalarının isminden “tasarım” kelimesini silmelerini öneriyorum.

Oradan çıktıgımızda bu işi İstanbul’da halledecegimden eminim. Son bir çırpınışla Yeliz Sarı ‘ya gittik. Bursalı olanlar beni bu hanımefendi konusunda korkutmuşlardı. Kendisinin fiyatlarının, Aşk-ı Memnu isimli diziye tasarladıgı elbiseleri gönderikten sonra arttıgından, kendisinin burnun havadalıgından falan bahsetmişlerdi. Fakat ben tamamen farklı bir insanla tanıştım. Kendisi o kadar tatlı o kadar heyecanlı ki ve tamamen ne istedigimi anladı. İçim o kadar rahat etti ki anlatamam çünkü bu konuda güven hissi çok önemliymiş bunu anladım. Sadece dikişi iyi diye ya da sadece isim yapmış diye bir kişiyi tercih etmemek gerek kesinlikle. Fakat Yeliz Sarı, eğitimi iyi, vizyonu geniş, Bursa’ya biraz fazla bir tasarımcı bence. Fiyat konusunda da gayet insaflı. Ödemelerde büyük bir rahatlık saglıyor, fiyatlar piyasanın biraz üzerinde fakat kullandıgı fransız danteli ve kumaş kalitesi göz önünde bulundurulursa, buna deger. Ayrıca beklediğimin gayet altında bir fiyat söyledigini de itiraf etmeliyim. En kısa zamanda ilk provama gitmek istiyorum.

Yeni web sayfamla beraber bir karar daha aldım. Önceden yapıyordum bunu fakat uzun zamandır türkçe postlar yayınlıyorum. Arama motorlarında genellikle fransızca ve ingilizce aramalar sonucunda bloguma ulaşıldıgını görüyorum. Bu nedenle ingilizce/fransızca yazmaya tekrar başlayacagım. Web tasarımını da buna göre yapacagım ya da yaptıracagım.

Son zamanlarda begendigim, aklımın kaldıgı o kadar çok şey begendim ki, blogda önümüzdeki günlerde 5 Things J’adore bölümünü sıklıkla görebilirsiniz. Eklemek istedigim daha bir sürü bölüm var fakat bunun için gerçekten full time blogger falan olmak gerekiyor. Kim bilir belki bir gün olur…

Son olarak buradan sevgilime sesleniyorum; hazırlayacagın mix tape’i sabırsızlıkla bekliyorum beybeeee

Bisoulardan bir demet hepinize.

F.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s