EVLİLİĞE GİRİŞ-IV

Evet sayın okuyucular. Sona dogru yaklaşırken, (Son derken, harika bir başlangıç tabii) bir başka evliliğe giriş yazımla sizlerle beraberim. Bu evlilik süreci böyle birşeymiş işte.  Hazırlıkları aylaaar öncesinden başlayıp, düğün gününe kadar devam edermiş. Biz de tecrübe ediyoruz bakalım. Hayırlısıyla şu düğün günü  gelse de, alnımızın akı ile tamamlasak şu süreci ve balayı mevzusuna dalsak diyoruz. Yine şöyle bir baktım internetlere, bakalım düğüne bir ay kala neler yapmakla yükümlüyüz, neler yapmamakla suçluyuz diye.

DÜĞÜNE 1 AY KALA

Düğün mekanıyla sözleşmenizi yapmalısınız :  Tick.

Catering anlaşmanızı yapmalısınız : O zaten Tick.

Pasta siparişinizi vermelisiniz :Vermeliyiz tabi…

Davetiyeleri davetlilere ulaştırmalısınız : O kısmetse haftaya

Nikah memurunuzu belirlemelisiniz :  Kim bilir hangi şanslı memur?

Müstakbel eşinizin hediyesini almalısınız : Ben ona en güzel hediye değil miyim???

Balayı gezinizin işlemlerini tamamlamalısınız : Ahggrrr işte en sevdigim madde!!! Evet evet Tick!

Gelinlik aksesuarlarınızı almalısınız : Ne gibi?

Cilt ve vücut bakımınızı yaptırmalısınız :  Ben biraz güneşlenmeyi planlıyordum…

Kuaförünüzü, makyözünüzü belirlemelisiniz : Kuaförümüz hazır,  makyöz bendeniz…

Nikah şahitlerini belirleyip, kendilerine haber vermelisiniz : José’y’e 5 ay önceden dedik ama bakalım..

Video ve fotoğrafçı ile anlaşmalarınızı yapmalısınız :  Orkun Akdag Production Gururla sunar : FATOS & H.’ IN WEDDINGLAND!

Çiçek ve süslemeci ile anlaşmanızı yapmalısınız : Bunlar hep yurtdışı sitelerinden arak sanırım?

Müzik ve animasyon ekipleri ile anlaşma yapmalısınız : Evet, animasyon ekibi olarak anlaştım birileriyle, agızlarından ateş çıkartacaklar falan, sirk ya bizim düğün.

Durum böyleyken yine kendimi bir enteresan hisseder oluyorum. Benim ugraştıgım şeyler ve bu global düğün hazırlık maddeleri ile hiç mi hiç uyuşmuyor. Ben mesela, düğün fotograf çekimimiz için alışveriş yapıyorum. Konsepte uygun olarak ( aforesaid; Fatos & H.’in WEDDINGLAND! ♠♦♥♣ ) materyalleri hazırlamaya çalışıyorum. Düğün gecesi için şampanya kadehlerimizi süslüyorum. Masa süslemeleri için dev konfetiler yapıyorum. Nikah şekerlerimiz için damgalar, davetiyelerimiz için kaşeler  yaptırıyorum. Kendi masamız için bannerlar, hazırlıyorum. Bildiginiz, sayın okuyucular HANDMADE bir düğün hazırlıyoruz biz. Çok da mutluyuz bu halimizden. Klasik, basmakalıp, tin tin tin bir düğünümüz olsun istemiyoruz. Bundan 15 sene sonra oglumuza (iddialıyım :P ) dügün fotograflarımızı gösterdiğimizde hayran hayran baksın istiyoruz. Tabi o zamana kadar neler olur biter… Bizimki de heves işte…Nikah şekerlerimizi bile kendi ellerimizle yapacagız. Ve gerçekten böyle oldugu için çok ama çok mutluyuz.  Bizim telaşımız bunlar. Gelinliğimiz, damatlıgımız, saçımız başımız değil. Şu yazıyı yazarken inanın hislendim sayın okuyucular… Sevgilime buradan bir el sallayayım bari müsadenizle…


 

Demem o ki, evet belirli bir sürede yapılması gereken belirli işler, tamamlanması gereken vazifeler var. Ama bunlar asla o süreci bir eziyete çevirmemeli bence. Arada telaş yapmak doğal, (ki yaptım evet ama burcumdan kaynaklanıyor bu sevgilim valla bak ) ama abartmamak şart. Hep birinin dediği gibi, “Herşey olacagına varır” :)  Siz, belgelerinizi tamamlayın, nikah tarihinizi alın, size ve bütçenize uygun mekanı bulun, gerisi zaten pek kolay. Of bayılıyorum böyle artist artist konuşmaya ya. Asıl çile, annenize kıyafet bakarken başlayacak, emin olun. Ve bence düğünden önce ufak bir tatil kaçamagı da yapmayı ihmal etmemek gerek.En önemli detay bu.Bu yazıyı yazdıktan sonra, bir liste manyagı olarak defterimde çizmediğim herhangi birşey var mı diye bakacagım tabii, orası ayrı…


Lafı uzatmadan burada kesiyorum sayın okuyucularım. Zira yapmam gereken biiiiiiiir sürü işim var. Hepinizi öpüyor ve kucaklıyorum. Bazılarınız hariç ama.

Bisous ♥


Advertisements