As Long As There Is You and Me.

Nereden başlasam diye düşünüyorum. Evlendik. Evlendim. 3 sene önce birisi çıkıp, sen de şu zamanda şu insanla evleneceksin dese, yorum yapmaz, gülüp geçmezdim bile herhalde. O kadar uzaktı bana evlilik. Fransa’dan döndükten sonra büyük konuştum, “İstanbul’dan başka yerde çalışmam” dedim. Bursa’ya taşındım. “Burada en fazla 1 sene kalırım ben” dedim. Geçen nisan ayında 3. senem doldu. Herkes, ee yok mu sevgili mevgili diye sordu, “Bursa’dan mı? Hah! İşim olmaz” dedim. Dogma büyüme Bursa’lı bir eşim var…
 Demek ki neymiş, asla büyük konuşmayacakmışsın, bir kez daha anladım. Şimdi soruyorlar “Eee çocuk, bebek falan?” diye, birşey demiyorum. “Hayırlısı” diyorum.

  Fazla uzatmak istemiyorum. Onunla ilgili çok birşey paylaşmak istemiyorum. O benim çünkü. Bana özel. Ben bileyim, ben göreyim, ben duyayım, ben dokunayım. Pek paylaşamıyorum onu. Annem, babam ve ablamdan sonra paylaşamadıgım bir insan daha var hayatımda artık. Kıskanıyorum. Seviyorum. Çok hem de. Yazacak o kadar çok şeyim var ki şuraya, paylaşmaya korkuyorum. Yazmayacagım o nedenle…

 Seni çok seviyorum Mr. King :)

Minik bir aile kurdugumuz için, soyadını ismime ekledigim için, her gece seninle uykuya dalabildigim için çok mutluyum. Bize nazar degmesin. ✿

 

Advertisements